Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde attığı adımlar Rusya'dan da yakından takip ediliyor. Rusya'da yapılan bir analiz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, savunma sanayii merkezli politikalarını ele aldı. Rus Stratejik Araştırmalar Vakfı (FSK)'nın, Türkiye'nin bir NATO ve AB üyesi ülkeye ilk kez savaş gemisi satışını ele aldığı analizde Ankara'nın uyguladığı taktiklerin, bölgesel gündemi bağımsız olarak yönetebilen bağımsız bir güç merkezi olarak ortaya çıkmasını sağladığının altı çizildi.
TİVİPORT
"Denizde Jeopolitik: Erdoğan Korvet İhracatını NATO'da Nasıl Bir Etki Aracı Haline Getiriyor?" başlıklı analizde Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye (Romanya) savaş gemisi ihraç ettiği hatırlatıldı. Romanya donanması için inşa edilen ve teslim edilen devriye gemisi 'Cam. Roman' oldu.
Törende Erdoğan'ın yaptığı konuşma da hatırlatıldı. Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin korvetin Romanya Donanmasına teslim törenini ustaca kullanarak, korvet ihracatını Kuzey Atlantik İttifakı içinde bir nüfuz aracı haline getirdiği ve savunma malzemelerini "stratejik özerklik" kavramını hayata geçirmek için kullandığı vurgulandı. Analizde "Bu taktik, Ankara'nın bölgesel gündemi bağımsız olarak yönetebilen bağımsız bir güç merkezi olarak ortaya çıkmasını sağlıyor" denildi.
Rus Stratejik Araştırmalar Vakfı'nın analizinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Başlıca Etki Araçları" ara başlığıyla şu vurgular yapıldı:
"TEKNOLOJİK BAĞIMSIZLIK: Erdoğan, Türk korvetlerini tamamen yerli bir geliştirme olarak konumlandırıyor. ASELSAN ve HAVELSAN gibi şirketlerden alınan Türk savaş kontrol sistemleri, radarlar ve sonarların kullanılması, alıcıları modernizasyon ve bakım konusunda Ankara'ya bağımlı hale getiriyor.
İSTİKRARSIZ BÖLGELERDEKİ ETKİSİNİ GÜÇLENDİRMEK: Korvet inşa sözleşmeleri (Pakistan için veya Ukrayna ile yapılan anlaşmalar) aracılığıyla Türkiye, stratejik varlığını Akdeniz'in çok ötesine genişletiyor ve bağımsız bir siyasi oyuncu olarak statüsünü pekiştiriyor.
ASKERİ BAĞLARIN ÇEŞİTLENDİRİLMESİ: Ankara, diğer NATO üyesi ülkelere korvet satarak teknolojik standartlarını diğer Avrupa ülkelerinin askeri altyapısına entegre ediyor ve böylece Batı koalisyonu içindeki konumunu güçlendiriyor.
DENİZ DİPLOMASİSİ VE KARADENİZ: Romanya gibi blok ülkelerine (Hisar/MILGEM sınıfı) savaş gemisi satışı, Karadeniz bölgesinin güvenliğini doğrudan Türk teknolojisine bağlıyor. Bu da Türkiye'ye seyrüsefer özgürlüğü konularında siyasi nüfuz kazandırıyor.
TAMAMEN YERLİLEŞTİRME: Türkiye, gemiye Türk yapımı radarlar ve kontrol sistemleri kurarak Batılı ortaklarından gelen tedarikleri tamamen terk etti."
SAVUNMA 27 Haziran 2026 Cumartesi, 09:18
Benzer Haberler