FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ölümünün ardından örgüt içindeki hesaplaşmalar gün yüzüne çıktı. ABD'deki kredi davası sonrası Cevdet Türkyolu'nun mal varlığına ilişkin iddialar ve karşılıklı suçlamalar, örgütteki derin çatlağı yeniden gözler önüne serdi.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ölümünün ardından örgüt içindeki güç mücadelesi ve hesaplaşmalar giderek derinleşiyor. ABD'de FETÖ ile bağlantılı Brooklyn Amity School hakkında görülen kredi davasında mahkemenin verdiği karar, örgüt içerisinde yeni bir krizin fitilini ateşledi. Kararın ardından örgüt mensupları birbirlerini "örgütün mal varlığını zimmete geçirmekle" suçlarken, hedefte bu kez Fetullah Gülen'in en yakın isimlerinden biri olan Cevdet Türkyolu yer aldı.
ABD'nin New York eyaletindeki Kings Yüksek Mahkemesi, FETÖ iltisaklı Brooklyn Amity School'un Bank Asya'dan aldığı 15,5 milyon dolarlık krediye ilişkin davada, borcun faizleriyle birlikte tahsil edilmesine hükmetti. Okul yönetimi, Bank Asya'nın siyasi nedenlerle faaliyetlerini sonlandırdığını öne sürerek kredi yükümlülüğünün ortadan kalktığını savunmuştu. Ancak mahkeme bu iddiayı kabul etmedi.
"BU ADAMLAR HEPİNİZİ SATTI"
Mahkemenin kararı, uzun süredir örgüt içinde devam eden yönetim ve mali kaynak tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Fetullah Gülen'in yeğeni Ebuseleme Gülen, sosyal medya üzerinden yayımladığı videoda örgüt yönetimini sert sözlerle hedef aldı. Cevdet Türkyolu başta olmak üzere örgütün üst düzey isimlerini suçlayan Ebuseleme Gülen, satılan okul ve kurumların gelirlerinin akıbetinin açıklanmasını istedi.
Örgüt mensuplarına seslenen Ebuseleme Gülen, yaşanan olaylara dikkat çekerek, "Bu adamlar hepinizi sattı. Siz hapis yattınız, mal varlığınızı kaybettiniz. Ancak aynı isimler lüks yaşamlarını sürdürmeye devam etti." ifadelerini kullandı. Gülen ayrıca, örgüt kaynaklarının belirli isimlerin kontrolünde toplandığını ve bu kişilerin hesap vermesi gerektiğini savundu.
TAPU KAYITLARI PAYLAŞILDI
Tartışmaların merkezindeki isim olan Cevdet Türkyolu hakkında sosyal medya üzerinden çeşitli tapu kayıtları da paylaşıldı. Örgüt içindeki muhalif hesaplar, Türkyolu'nun ABD'de toplam 19 ayrı gayrimenkule sahip olduğunu öne sürdü. Söz konusu kayıtların bir bölümünün Türkyolu'nun kendi adına, bir kısmının ise eşi ve çocukları adına düzenlendiği iddia edildi. Paylaşımlarda, bu mülklerden sekizinin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından satın alındığı ileri sürüldü.
ÖRGÜT İÇİNDE KRİZ BÜYÜYOR
Öte yandan örgüt içerisinde farklı isimler de yönetimi hedef alan açıklamalar yaptı. FETÖ'nün eğitim yapılanmasında etkili olduğu belirtilen Halit Esendir'e yönelik eleştirilerde, örgütün mali yapısında şeffaflık bulunmadığı ve karar alma mekanizmalarının kamuoyundan gizlendiği savunuldu. Esendir ise örgüte bağlı kurumların faaliyet gösterdikleri ülkelerde resmî denetime tabi olduğunu belirterek, daha fazla şeffaflığın tartışmaları sona erdirebileceğini ifade etti.
Fetullah Gülen'in ölümünün ardından liderlik ve kaynak paylaşımı konusunda yaşanan gerilim, örgüt içerisindeki ayrışmanın giderek derinleştiğini ortaya koyuyor. ABD'deki dava süreciyle yeniden gündeme gelen karşılıklı suçlamalar, FETÖ'nün üst yönetiminde ciddi bir güven krizinin yaşandığı yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor.
GÜNDEM 21 Haziran 2026 Pazar, 13:01
Benzer Haberler