Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, cezaevinden yazdığı mektupta gözaltı sürecini, cezaevi yaşamını ve stand-up gösterisini yayımlama kararını mizahi bir dille anlattı.
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş, bulunduğu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'ndan kaleme aldığı mektupta cezaevi yaşamını, gözaltı sürecini ve stand-up gösterisini yayımlama kararının arka planını anlattı. Mizahi üslubunu koruyan Göktaş, kendisine destek verenlere teşekkür ederek, "Halk beni anladı ve başıma işler geldi" ifadelerini kullandı.
Cezaevindeki günlerini esprili bir dille aktaran Göktaş, sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek ilerleyen süreçte farklı hissederse bunu ima edeceğini söyledi. Uzun yıllar sonra yeniden televizyon izlediğini ve alaturka tuvalet kullandığını anlatan komedyen, Dünya Kupası maçlarını takip etmenin kendisini çocukluk yıllarına götürdüğünü ifade etti. Reklamlardan, kantin hayatından ve cezaevi yemeklerinden da söz eden Göktaş, gününü geçirmek için daha sık yemek yediğini ve dişlerini daha fazla fırçaladığını dile getirdi. TRT 2'de izlediği filmlerin moral verdiğini belirten komedyen, Abbas Kiarostami'nin Kirazın Tadı filmini "antidepresan gibi" sözleriyle tanımladı.
Mektubunda gözaltı sürecine de değinen Göktaş, kendi isteğiyle teslim olmasına rağmen ters kelepçe uygulanmak istendiğini, buna rıza göstermediğini ancak zor kullanılarak kelepçelendiğini anlattı. Emniyette ters kelepçeli görüntülerinin farklı açılardan kayda alındığını öne süren Göktaş, yayımlanan görüntülerde kameraya gülümsemesi nedeniyle yalnızca uzak açıların kullanılabildiğini söyledi.
Emniyet binasının fiziki koşullarını da eleştiren komedyen, binadaki klimaların yetersiz olduğunu ve çalışan polislerin sıcak nedeniyle zorlandığını ifade etti. Amir odalarında yeni klimalar bulunduğunu, diğer personelin ise olumsuz şartlarda görev yaptığını belirten Göktaş, bu durumun düzeltilmesi gerektiğini savundu. Polislerle ilgili gözlemlerini aktarırken, popüler yapımlar Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu'da için "kurmaca değil belgeselmiş" değerlendirmesinde bulundu.
Sosyal medyada ailesi hakkında yapılan yorumlara da yanıt veren Göktaş, gösterilerinde anne ve babasıyla ilgili anlattığı birçok olayın kurgu olduğunu vurguladı. Ailesinin hayatı boyunca kendisine baskı yapmadığını, her zaman destek verdiğini belirten komedyen, stand-up kariyerinde aldığı tüm kararların arkasında durduklarını söyledi.
Gösterisini yayımlama kararına ilişkin değerlendirmesinde ise herhangi bir çıkar beklentisiyle ya da kendisini cesur hissederek hareket etmediğini ifade eden Göktaş, yedi yıl boyunca stand-up sayesinde hayal ettiğinden çok daha güzel bir hayat yaşadığını dile getirdi. Politik mizah yaptığını söyleyen komedyen, zamanla yanlış anlaşılma ve hedef gösterilme kaygısıyla birçok esprisini sansürlemek zorunda kaldığını, sonunda ise bu baskının korkusunun önüne geçtiğini belirtti.
Gözaltı gecesi hastanede karşılaştığı yaşlı bir kadının kendisine destek vermesinin moralini yükselttiğini anlatan Göktaş, "Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi diye beklerken, halk beni anladı ve başıma işler geldi oldu" sözleriyle yaşadığı süreci özetledi.
Mektubunun sonunda kendisine destek verenlere teşekkür eden Deniz Göktaş, gündemi bir süre takip etmeyeceğini belirterek bu zamanı Moby Dick romanını bitirmek için değerlendireceğini söyledi ve mesajını "Size dışarıda kolaylıklar" ifadeleriyle tamamladı.
GÜNDEM 08 Temmuz 2026 Çarşamba, 10:36
Benzer Haberler